Basında Sevilla zaferi

 Spor yazarlarından zafer yorumu Avrupa Åžampiyonlar Ligi’nde Fenerbahçe, normal süre ve uzatma dakikaları 3-2 Sevilla’nın üstünlüğüyle biten karşılaÅŸmada İspanyol ekibini penaltılarla 3-2 yenerek, çeyrek finale çıktı.

 

LEVENT TÜZEMEN: İNANMAYANLAR UTANDI (SABAH)

Biz Türkler’in, “Dereyi görmeden paçayı sıvama” diye bir sözü vardır.. Kendi medyamızda bile Fenerbahçe’nin turu geçemeyeceÄŸini söyleyen yazarlaramız da çoÄŸunluktaydı. Ne oldu? Fenerbahçe Türkiye’nin gururu oldu. Endülüs’ün baÅŸkentinde burnu büyük Sevilla’yı futboluyla ezdi, bileÄŸinin hakkıyla turu geçip çeyrek finale adını bir Türk takımı olarak altın harflerle yazdırdı..

Tarihi bir gece yaÅŸandı Sevilla’da.. Fenerbahçe destanı kabusla baÅŸladı.

İkinci yarı sahada Sevilla yoktu. Oynayan, ayaÄŸa pas yapan, oyunu kontrol eden, hücumu düşünen hep Fenerbahçe’ydi.. Büyük yıldız (!) Capel, Gökhan’ı bir kez bile geçemezken, UÄŸur-Vederson ikilisi Daniel Alves’e çimleri yoldurdu.. Aurelio müthiÅŸ oynuyor, inanılmaz toplar çalıyor, “Oyuncu deÄŸil” denilen Deivid maestro gibi top koÅŸturuyordu ve 79′da attığı golle maçı önce uzatmaya sonra penaltılara taşıdı. Penaltılarda sahneye gecenin adamı Volkan çıktı. Kurtardığı 3 penaltıyla hatalarını affettirdi, stadı ölü evine çevirdi, Fenerbahçe’yi tura taşıdı, Türkiye’yi sokaÄŸa döktü.. TeÅŸekkürler Fenerbahçe..

AHMET ÇAKAR: F.BAHÇE TARİH YAZDI (SABAH)

Maçtan önce “Fenerbahçe tur atlarsa bu, futbolda yılın sürprizi olur” diyordum. Ve Fenerbahçe dünyada yılın sürprizini gerçekleÅŸtirdi ve turu geçti. Hem de çok zoru baÅŸararak. İlk 10 dakikada 2-0 maÄŸlup duruma düşeceksiniz hem de kaleciniz Volkan iki çok hatalı gol yiyecek. Ama maçı önce uzatmaya sonra da penaltılara kadar götürebilecek ve inanılmaz büyük bir direnç göstereceksiniz. İşte Fenerbahçe bunu baÅŸardı.

Böylesine bir maçta dünyada pek az takım Sevilla’da ve Sevilla gibi bir takım karşısında bu baÅŸarıyı gösterebilir.

Bundan sonra aslında rakip “Åžu olsun, bu olsun” demeye de gerek yok. Böylesine maçlarda hakem çok önemlidir. İsviçreli hakem Massimo Bsusacca da son derece iyi niyetliydi. Hata yaptı mı? Tabii ki yaptı. Ama maçtan sonra her iki takımın da hakemden dert yanacak fazla bir kararı yok.

GÜRCAN BİLGİÇ: İSYANIN GÖZ YAŞLARI (SABAH)

Bu maçın tek hikayesi var… Bir baÅŸ kaldırışın, kabullenmemenin, teslim olmaya isyanın dakikalarını izledik aslında.

Hiçbir Türk takımı, böylesine küçük görüldüğü bir karşılaşmayı, bu kadar başı dik ve inançlı oynamadı. Elinden bu kadar kaçırdığı avantajı yine yakalayıp, tekrar güce dönüştürmedi, ipleri elinde tutmak adına bu kadar enerji üretmedi. Sevilla karşısında 2-0, sonrasında 3-1 yenik duruma düşüp, her yumrukta yere devrilip, sonra hiç bir şey olmamış gibi ayağa kalkmak ve savaşmaya devam etmek her takıma ait bir özellik değil.

İspanya’da ÅŸok yaÅŸanıyor, 9′uncu dakikanın alaylı gülüşlerini taşıyan dudakların, daha sonra nasıl ısırıldığını izliyorduk. Avrupalı Fenerbahçe’yi öğreniyordu. Adama çarÅŸambayı gösterip, perÅŸembeden mahrum eden bu delikanlıların 100 yıl önceki büyükleri, koca bir devleti kurmak için kanlarını döküyorlardı.

İsyan, Fenerbahçe’nin genlerindeki en kuvvetli DNA’dır. Her ÅŸey deÄŸiÅŸir, tek deÄŸiÅŸmeyen bu inattır. Bunu önce iÅŸgalciler öğrendiler. Bundan sonrası için sıraya girsinler.

ÖMER ÜRÜNDÜL: HELAL OLSUN ÇOCUKLAR (SABAH)

Fenerbahçe çok güçlü bir rakip karşısında maça iki farklı yenik başlamasına rağmen gösterdiği müthiş bir takım direnciyle zoru başararak büyük bir zafere imza attı. Teknik Direktör Zico ve tüm futbolcuları yürekten kutluyorum.

Rakibin etkili saÄŸ kulvarını Vederson UÄŸur Boral ikilisi çok iyi kapattılar. Ayrıca da UÄŸur hücuma mükemmel katkılar yaptı. Deivid attığı çok önemli iki golün yanında 120 dakika sahanın her yerine bastı. Alex belki de Fenerbahçe’ye geldiÄŸinden beri en fazla koÅŸtuÄŸu futbolu sergiledi. Aurelio yine en kritik anlarda yaptığı müdahelelerle tam bir savaşçıydı. İkinci yarıda skorun rahatlığı ile Sevilla’nın oyunu istediÄŸi gibi yönlendireceÄŸi kanaati hakimdi. Ama Fenerbahçe müthiÅŸ bir direnç göstererek oyunu bırakmadı ve sonunda da ikinci golü bularak maçı uzatmaya götürdü.

Skor değişmeyince iş penaltılara kaldı. Çok etkili penaltı kullanan bir rakip karşısında iki hatalı gol yiyen Volkan devleşti Üç penaltıyı kurtarıp geceye damgasını vurdu. Ve Fenerbahçe tarihi bir zafere imza attı.

MEHMET DEMİRKOL: ZAFER (MİLLİYET)

Sevilla alışıldığı standartta oynadığı ya da onun üzerine çıktığı için deÄŸil, Fenerbahçe”nin bu kupada bu sene hiç yapmadığı kadar hatayı üst üste, aynı maçta hatta aynı dakika içinde defalarca yaptığı için oyun bu hale geldi.
Volkan”ın ilk 2 golde rüzgârın varlığıyla daha sakin ve aklı başında olması gerekirken, fotoÄŸraf vermeye kalkışmasıyla yenen 2 gol tabelaya yazıldığında hiçbir Sevillalı oyuncu Fenerbahçe ceza sahası içine topla girmemiÅŸ, kanatlardan herhangi bir orta yapılmamıştı. Daha Sevilla”nın  “S”si gözükmeden maç 2-0 oldu. Keita”nın ÅŸutuna diyecek yok ama peki ya Volkan”ın karşılamalarına?
Tamam Semih”in yokluÄŸunda Kezman”ın bilinen yumuÅŸaklığı, Deivid”in çok iyi oyununa raÄŸmen Gökhan”ı yalnızlığa itiÅŸi görünen zaaflar. Ancak UÄŸur Boral”ın, Alves - Navas ikilisine yaÅŸattıklarına maruz kalan bir Fenerbahçeli oyuncu ya da hat olmadı. Ki zaten üzücü olan da bu. Adı geçmiÅŸken UÄŸur”un iki Sevilla maçındaki performansıyla İspanya piyasasında en çok izlenen oyuncuların arasında olacağına da kuÅŸku yok herhalde. Bir takım Tuncay gibi bir oyuncusunu kaybedip yerine Carlos ve Vederson”u aldığı sene, yedekten gelen bir oyuncusunu böyle parlatmayı baÅŸarıyorsa bu Capelvari,(yoksa üstünde mi?)  alkışlanacak bir durumdur. Hem kurum hem oyuncu açısından.
Bu acayip ve yıkıcı hatalara raÄŸmen (3. golde de korkunç bir savunma tembelliÄŸi vardı) Fenerbahçe oyuna çok iyi döndü yani. İlk yarının son dakikasında aynı pozisyonda bulduÄŸu 2,5 net gol ÅŸansına bakın yeter. Fenerbahçe özellikle rakibin savunma göbeÄŸindeki zaaflarından çok iyi yararlanıyordu. Önde basarak olması gerektiÄŸi gibi. Deivid”in paslı oyuna yaptığı katkıyla liderlikte Alex”in bayağı bir üzerine çıkışı ve Fenerbahçe”nin top tutuÅŸu önemliydi. UÄŸur”un Alves- Navas ikilisini sürklase ediÅŸine, bir de Alex ve Kezman ÅŸut kalitesiyle katkı yapabilse kim bilir daha neler olurdu?
Olanı söyleyeyim anlayın. Seyirci çıldırdı 65″te. Kaptırılan onca top sonucu ayaÄŸa kalktı herkes ve hedef de sahadaki herkes ama genelde Jimenez”di. Deivid”in golünden sonra bu isyana dönüştü zaten. Zico Semih- Selçuk deÄŸiÅŸikliÄŸiyle görünen bir doÄŸru yaparken onlar duruyordu zira.
Burada bunu yapabilmiÅŸken bu kadar geride olmayı anlamak mümkün deÄŸil tabii. Ancak belki de böyle büyük bir zafer için, böyle bir drama gerekiyordu. Volkan”a ve Edu”ya bakın yeter.

RIDVAN DİLMEN: HELAL OLSUN (MİLLİYET)

Helal olsun

 

KarşılaÅŸma öncesi duygusal davranmayan ben de dahil çoÄŸu kimse Fenerbahçe”nin Sevilla karşısındaki ÅŸansını bir hayli az görüyordu.
Nitekim maç baÅŸladı, bütün ÅŸartlar Fenerbahçe”nin aleyhine geliÅŸiyordu. Volkan üst üste kalitesine hiç de yakışmayan iki gol yiyor, takım demoralize oluyor. İki kritik oyuncu Selçuk 5. dakikada Gökhan Gönül 14. dakikada sarı kartı cebine koyuyor. Düşünün Gökhan karşısında bir de Capel gibi sağı solu belli olmayan, her pozisyonda kendini yere bırakan bir oyuncu var. Tüm bu olumsuzluklara karşı disiplinden kopmamaları, fizik olarak Sevilla”yı ezmeleri o kadar kolay iÅŸ deÄŸildi. Ama bunu baÅŸardılar. Farkı bire indirdiler, üçüncüyü yemelerine raÄŸmen yine Sevilla”ya kontrolü vermediler.
Morali yıkılan Volkan”a top gelmesine bile izin vermediler. Çünkü eminim ki Volkan daha kötü goller yiyebilirdi.
İkinci yarıda daha üç gün önce eleÅŸtirdiÄŸimiz Zico, müthiÅŸ bir hamle yaptı. Sevilla”nın düştüğünü gördü ve Semih”i alıp, Selçuk”u çıkararak çift forvete döndü. Ya beraberliÄŸi saÄŸlayacaktı, ya da fark yiyecekti. Her türlü riski göze aldı. Ve maçı çevirmeyi baÅŸardı. Penaltılarda da Volkan kendisini affettirdi. Fenerbahçe, turu geçerek tarihinin en büyük zaferlerinden birine ulaÅŸtı. Açıkcası elenselerdi de onlara helal olsun demek bize düşerdi. Takımda kötü oynayan hiçbir oyuncu yoktu. Özellikle UÄŸur Boral ve Deivid müthiÅŸti.

ERMAN TOROĞLU: HELAL OLSUN (HÜRRİYET)

Helal olsun

MAÇ baÅŸlıyor, Fenerbahçe”de inanılmaz bir gerginlik. Futbolda bir tabir vardır: Kaleci takımın yarısı derler.

Volkan Demirel, ilk 10 dakikada tamamını verdi. Kezman, sahada hiç yok. Yani Fenerbahçe 9 kiÅŸiyle 11 kiÅŸiye karşı oynuyor. Bir de seyirci var, inanılmaz bilinçli, saçma-sapan bağırmadan, inanılmaz noktalarda nokta atışı yaparak hem hakemlerin, hem de rakibin üstüne biniyor. Ama Sevilla, o bildiÄŸimiz takım deÄŸil. Fenerbahçe”nin direnç gösterdiÄŸi anlarda tepki göstermiyor.

Maç 3-1″e gelip kitleniyor.

Zico, belki de mecburiyetten Semih”i oyuna alıyor, çift santrfora dönüyor. Bu öyle bir deÄŸiÅŸiklik ki, Fenerbahçe”yi iyi tanıyanlara göre bir kumar. Ama rakibin teknik direktörü bunu fark edemiyor. Fenerbahçe, orta alan boÅŸluÄŸundan bu kadar yararlanamayan bir takımın artık bundan sonra turu geçme ÅŸansı zorlaşıyor. İlk 10 dakikada takımı rakibe teslim eden Volkan, bu sefer penaltılarda assolist oluyor. Yaptığı bütün hataları temizliyor. Kezman da attığı rahat penaltıyla kötü oyununu kurtarıyor. Burda bir çift laf Edu”ya etmek lazım. Olmadık pozisyonda kendi kalene gol atıyorsun, penaltıda rakibin kalesine atamıyorsun.

Dün gece Fenerbahçe takımında herkes iyi niyetle mücadele etti. Ama UÄŸur Boral, 11 futbolcu arasından hem mücadele olarak hem de yaptığı olumlu hareketler olarak tam puan aldı. Oynadığı dirençli futbolla, hem rakip futbolcuları, hem de rakip seyirciyi tedirgin etti. Takımına daha bu maç bitmez, bu iÅŸin sonunda rakip bu kadar kolay tur atlayamaz imajı verdi. Takımını ateÅŸledi, bravo ona…

Bravo UÄŸur”a

Hakem tesir altında kalmadı. Ama ÅŸu bir gerçek; Cüneyt Çakır”ın 14 sarı, 4 kırmızıyla verdiÄŸi ders, Fenerbahçeli futbolculara yaramış. Hakemle oynamamayı ve kolay sarı kart görmemeyi öğrenmiÅŸ olsalar gerek. Bizim hakemlerimiz ne kadar acımasız olurlarsa, Avrupa”ya gönderdiÄŸimiz takımlar ve futbolcular o kadar baÅŸarılı olurlar.

Böyle bir neticeye ülke olarak ihtiyacımız vardı. Fenerbahçeli futbolcular ÅŸunu gösterdiler: Onların da iki tane gözü-kulağı, onların da iki tane bacağı, kolu vardı. Sonuna kadar mücadele ettiler. Rakip ne yaptıysa bir fazlasını yaptılar. Turu, analarının ak sütü gibi helal ettiler. Bu ÅŸunu gösteriyor: Yer, isim, hava yok. Mücadele var. KoÅŸma var. Isırma var. Bu ısırmayı oyun kuralları içinde yaparsan, dün akÅŸamki gibi turu geçersin. Helal olsun Fenerbahçeli futbolculara ve Zico”ya… Hepsine teÅŸekkürler ve tebrikler.

İlgili Haberler

Leave your response!

Add your comment below, or trackback from your own site. You can also subscribe to these comments via RSS.

Be nice. Keep it clean. Stay on topic. No spam.

You can use these tags:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

This is a Gravatar-enabled weblog. To get your own globally-recognized-avatar, please register at Gravatar.