
Kurtlar Vadisi Pusu’nun Muro’su Mustafa ÜstündaÄŸ, Hürriyet gazetesine konuÅŸtu. İşte o röportaj… ANNEM BİLE BANA MURO DİYOR Mustafa ÜstündaÄŸ daha önce birçok dizide ve filmde rol aldı. ‘Uy baÅŸuma gelenler’ dizisindeki ‘Dörtgöz Cemal’ karakteri ile dikkatleri çekti. Ama asıl çıkışını Kurtlar Vadisi’yle yaptı. ‘Nalet olsun içimdeki bu insan sevgisine’ sözü artık herkesin dilinde ve günlük konuÅŸmaların parçası haline geldi.
BaÅŸlangıçta herkes ondan nefret etti ve ölmesini istedi dizi ilerledikçe en çok sevilen ve Türkiye’nin en çok merak edilen adamlarından biri oldu. Bu kadar popüler olmasına raÄŸmen hakkındaki bilgiler forumlardaki ufak tefek bilgi kırıntılarıyla sınırlı. Annesinin bile artık onu öyle çağırmasından cesaret alarak biz de Mustafa ÜstündaÄŸ’ı Muro diye kabul ettik ve bu kadar sevilmesinin sırrını, hayatını, özellikle de içindeki ‘insan sevgisini’ konuÅŸtuk. O dün akÅŸam ekranda yoktu. Çünkü rolü de yoktu.
"YALANCI BİR ÇOCUKTUM BU BENİ OYUNCU YAPTI"
* Nasıl bir insandır Mustafa ÜstündaÄŸ? Canlandırdığı karakterler gibi kara mizah bir insan mıdır örneÄŸin?
- Bilmiyorum ki nasıl bir insan olduÄŸumu baÅŸkalarının tanımlaması daha doÄŸru olur. YaÅŸama gülerek bakmayı seven bir insanım. Bu bakış bana daha doÄŸru geliyor. Zaten çok ağır bir hayat yaşıyoruz. Ülkenin koÅŸulları ailesel faktörler, zaten göçüp gideceÄŸiz.
* Nasıl oyuncu oldunuz?
- Çocukken çok yalancıydım. BüyüdüÄŸümde bu yalanlar devam etseydi. Ya dolandırıcıydım ya da cezaevindeydim.
* Yalancıydım derken hayalperest miydiniz?
- Evet aynen öyle. Bir takım yalan dünyalar kurardım kendime. Bunların gerçekliÄŸine inandırıp kendimi yaÅŸardım. Daha sonra annemler benim hasta olduÄŸumu düÅŸündüler. Doktora falan götürdüler. Çünkü çok fazla yalan söylüyordum. Hayal meyal hatırlıyorum bunu annemle babamın düÄŸün resimlerine baktıktan sonra ÅŸunu iddia etmeye baÅŸladım Ben sizin düÄŸününüzde vardım Hatta sen dayımı omuzlarına almıştın falan diyormuÅŸum.
* Pembe yalanlardan bahsediyorsunuz galiba?
- Yalnız bir çocuktum ben. Küçükken ablamı kaybettim. Ondan sonra evin içinde kendi başıma kaldım. Oyunlarımı kendi kendime oynadım. Sonra bilmiyorum birden tek derdim oyuncu olmak oldu. Zaten evde oynayacak bir kardeÅŸ olmayınca. Odanın içinde tek başına kalınca bir dünya kuruyorsunuz.
* Nerede büyüdünüz?
- Mersin’de büyüdüm, sonra İzmir’de kaldım bir süre. Sonra da çıktım geldim İstanbul’a. Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin (MGSM) sınavlarına girdim. İlk yıl kazanamadım. İkinci yıl okula kabul edildim.
* Neden MGSM’de ısrar ettiniz?
- Mimar Sinan’a da gittim aslında ama bizim okula girince farklı ÅŸeyler hissettim. Okula girince bir ÅŸeyler oldu bana. O zaman Åževket aÄŸabeyler (Åževket Çoruh) öÄŸrenciydi. Dedim ki galiba benim yaÅŸayabileceÄŸim yer burası. Ben burada nefes alabilirim. Ama okulun parasız olması da önemli bir etkendi tabii.
* OyunculuÄŸa dair ne vardı aklınızda Mersin’den ayrılırken?
- Tiyatro vardı aslında. Ama ben sinema, dizi ve tiyatro oyunculuÄŸunu birbirinden ayırmıyorum. Ben iÅŸin oyunculuk kısmındayım. Ne olursa olsun. Ben aslında oyun oynamayı seviyorum. Saklambaç gibi.
* Mersin’i terk ederken ailenizin tepkisi ne oldu? Hele bir de amaç oyuncu olmak olunca…
- Vallahi babam desteklemedi. Ama ilk oyunumu da seyreden babam oldu. Mutsuz olurum, parasız kalırım diye düÅŸünüyordu. O zaman ki oyuncuların hayatlarına bakıyorlardı ve saÄŸlıklı bulmuyorlardı.
* Anne ve babanız ne iş yapıyor?
- Babam iÅŸçiydi. Cam fabrikasında, annem de ev hanımı. SaÄŸlam bir iÅŸim olsun istiyorlardı. Maaşı sigortası belli bir iÅŸ. Ama sonrasında çok destek oldular. En büyük destekçim annemdir hatta en büyük hayranım annemdir.
* Oynadığınız hangi karateri en çok seviyor anneniz?
- Kargaya yavrusu kuzgun gelirmiÅŸ. Benim yaptığım herÅŸeyi çok beÄŸeniyor. Babam da görsün isterdim ama sadece bir dizideki rolümü görebildi.
* Kurtlar Vadisi için sizin kariyenizdeki dönüm noktası deniyor, katılıyor musunuz buna?
- Evet kesinlikle öyle oldu. Bir de Zeynep’in 8 günü öyle oldu. Kurtlar Vadisi’nin ÅŸöyle bir durumu var. Türkiye’nin en popüler dizisi. Böyle bir dizide yer alınca göz önünde oluyorsunuz. Gerçekten dönüm noktası benim için. Daha önceki yaptığım iÅŸlerde kötü deÄŸildi. En azından ÅŸunu söyleyebilirim. AkÅŸam yattığım zaman rahat uyuyabiliyorum. Ama burada daha fazla insana ulaÅŸma ÅŸansım oldu. Åžu çok önemli. Yapımcıların da bana çok yardımı oldu. Yaptığım iÅŸe müdahale etmediler. Yolumu daraltmadılar aksine önümü açtılar. O yüzden teÅŸekkür borçluyum.
* Teklif geldiÄŸinde ne düÅŸündünüz. Çünkü aynı zamanda çok tartışılan bir dizi. Bir dönem cinayetlerden bile Polat Alemdar karakteri sorumlu tutuldu? Siyasi görüÅŸünüz çatıştı mı bu rolle?
Ben burada oyuncu olarak varım. ÖrneÄŸin Antony Quinn Hazreti Hamza’yı oynadığında onu çok sevdik de Tanrı olarak karşımıza çıkınca reddetmedik onu. Benimki de bir rol sonuçta. DiÄŸer yaÅŸamsal ÅŸeyler ise bende kalsın.
Ayrıca ben bunlara inanmıyorum. Bunun bir manipülasyon olduÄŸunu düÅŸünüyorum. Hatta bu söylentilerin tırnak içinde baÅŸka yapımcılar tarafından çıkarıldığına inanıyorum. ÖrneÄŸin bir Terminatör’e kimse karşı çıkmıyor. Hatta koskoca Rambo Afganistan’da ortaya çıkıp da Rusları kötü insanlar olarak tanıttığında kimse buna itiraz etmedi. Bunlar Amerikan manipülasyonları denmedi. Türkiye’ye gelince daha önce Kurtlar Vadisi kadar güzel bir iÅŸ yapılmadı. Ya da ÅŸöyle söyleyeyim onun kadar para harcanan bir iÅŸ yapılmadı. Yoksa çok güzel Türk dizileri vardı. İkinci Bahar, Süper Baba, Perihan Abla çok güzel dizilerdi. Bunun farkı biraz kıskançlık galiba. Rekabet olabilir ama ahlaklı olmalı. Çamuru atıyorlar izi kalıyor. Amaçları suyu bulandırmak.
* Dışarıdan baktığınızda nasıl görüyorsunuz Muro’yu? İçindeki insan sevgisi sizi de etkiliyor mu?
- Ben dışarıdan bakmam çok zor. Kendi benliÄŸimden var olan baÅŸka bir adam olduÄŸu için objektif bakamıyorum ama ben seviyorum bu adamı. Ben bu adamı oynamayı seviyorum. Zaten sevmesem oynayamam. Daha önce mesela bir oyunda çok aÅŸağılık bir katili oynuyordum. Ona bile severek yaklaÅŸmak zorundayım. Ama ben yaÅŸamda öyle bir adam deÄŸilim
* PiÅŸman deÄŸilsiniz.
- Hayır kesinlikle zaten ben yaÅŸadığım hiçbir ÅŸeyden piÅŸman deÄŸilim.
* İlk bölümlerde bu karakter antipatik bulunuyordu dolayısıyla sevilmiyordu ve fazla yaÅŸamayacağı düÅŸünülüyordu.
- Kibar Feyzo’daki Åžener Åžen iyi bir adam mı? Maho AÄŸa iyi bir adam mı? Ama hangimiz bu adamı sevmedik? Ya da Scarface’deki Tony Montana iyi bir adam mı, Baba serisindeki ‘Baba’ların hangisi iyi adamdı? Ama hepimiz seviriz bunları? Peki Muro içindeki insan sevgisi yüzünden kandırılmış bir insan olamaz mı? Muro’nun öncesini ya da sonrası görmedik daha. Her an her ÅŸey olabilir. Ki zaten bunlar hayali kahramanlar.
* İzleyicilerin ilk bölümlerdeki bakışlarıyla ÅŸimdiki bakışları çok farklı size. Sonra yanınıza Çeto diye bir karakter eklendi
- Yardımcım deÄŸiÅŸti bu adam deÄŸiÅŸti düÅŸüncesi bence tamamen saçma sapan bir ÅŸey. O zaman diziye yeni girmiÅŸtim. İnsanları tanıyordum, rolü çalışıyordum. Gün geçtikçe daha baÅŸka bir yere gidiyor.
* Hayır yardımcınızdan bahsetmiyorum. BaÅŸlangıçta olumsuz bir karakterdi ama sonra belki de sizin oyunculuÄŸunuz sayesinde Muro dizinin vazgeçilmezlerinden biri oldu?
- Oyuncunun iÅŸi yazılanı oynamaktır. Bir müzisyenin elinde notaları var ressamın fırçası var. Bizdeki enstrüman gözükmediÄŸi için zaten çok kolay geliyor herkese. Yazılanı alıp elinden geldiÄŸi kadarıyla oynamak.
İnsanların tepkilerini internetteki forumlardan da takip ediyorum. İnsanlar ÅŸöyle ÅŸeyler yazıyor: ArkadaÅŸlar biz bu Muro’yu deÄŸil Mustafa’nın oyunculuÄŸunu seviyoruz
* Mustafa ile Muro’yu birbirine karıştırmıyorlar öyle mi?
- Benim de içinde bulunduÄŸum halkın böyle bir sıkıntısı yok, onlar gerçekten de bu ayrımın farkındalar. Bu adam oyuncu ve rol yapıyor. Ve hasbelkader de iyi oynuyor. Bu kesinlikle halkın bir sıkıntısı deÄŸil. Ben sürekli toplu taşıma araçları kullanıyorum. Sürekli sokaktayım. Hiç böyle bir ÅŸey görmüyorum. Yoksa halk mı samimi davranmıyor. Hayır öyle bir ÅŸey yok. Bu topraklar oyunu çok seven, bir dünya fıkrası olan toprakların çocuklarıyız. Onlar sadece oyuna dahil oluyorlar. Hiç ÅŸahit olmadım. Çok uç noktada olan insanlar vardır. Ama fanatikliÄŸin de reytingine karşıyım.
* Peki o zaman medyanın sizi yansıtışında mı bir sorun var?
- Yok onu tam olarak bilmiyorum çünkü medya ile haşır neÅŸir bir adam deÄŸilim. Ama çok sinirimi bozan ÅŸeyler de yazıldı. İşte “Öldürün artık bu Muro’yu”, “Öldürün, öldürün, öldürün…” Niye, neden rahatsız oldunuz. NeymiÅŸ iÅŸte e-mailler geliyormuÅŸ “Öldürün ÅŸunu” diye O halkı ben de yolda görüyorum. İstanbul gibi nüfusu çok yoÄŸun bir yerde, evden iÅŸe giderken yaklaşık ortalama 70-80 kiÅŸiyle fotoÄŸraf çekiliyorum. Herkes ÅŸöyle diyor: “Aman ölme”, “Öldürmeyecekler seni deÄŸil mi aÄŸabey” diyorlar. Hangi halk bunlara e-mail atıyor bilmiyorum.
(Tam bu sırada araya bir garson giriyor sipariÅŸi masaya bıraktıktan sonra ve ÅŸu konuÅŸmalar geçiyor:
Garson: Beyefendi sizi çok seviyoruz. Ben ve arkadaÅŸlarım yanınıza gelmek istedik ama bugün çok kalabalık olduÄŸu için gelemiyoruz. Bu arada ben çok iyi Büyük İskender taklidi yapıyorum. Ama ortam müsait olmadığı için konuÅŸamıyorum.
Mustafa: Çok teÅŸekkür ederim)
- İşte oynuyoruz hepimiz günlük hayatta. Herkes bir takım maskelerin arkasında. Patronuna davranma ÅŸeklinle sevgiline davranma ÅŸeklin aynı deÄŸil. Hiçbiri bir birine benzemiyor. Biz bunu abarttık bir de sahnede yapıyoruz.
* Bir de para kazanıyorsunuz
- Evet son altı aydır.
* Tam da halkın size olan sevgisini anlatırken garsonun araya girmesi manidar oldu. Sürekli böyle ÅŸeyler yaşıyorsunuz herhalde. Böyle renkli bir anınızı anlatır mısınız?
Geçen gün Diyarbakır’da havaalanının kafeteryasında oturuyorum. Kafeteryanın sahibi ve oranın sorumlu baÅŸkomiseri. Bir adam koÅŸtura koÅŸtura içeri geldi. Baldızı evden kaçmış. Ama İstanbul’da olduÄŸunu öÄŸrenmiÅŸler. Sabah evden çıkış saatine göre İstanbul’da olabilmesi için uçakla gitmiÅŸ olması lazımmış. O yüzden uçak listesinin kontrol edilmesini istiyor. Acayip telaÅŸlı, bunu anlatırken beni gördü. Birden hikayesini kesti. “Vay aÄŸabey biz seni çok seviyoruz falan filan” dedi. Ben de dedim ki bakın lütfen iÅŸinize inÅŸallah aradığınızı bulursunuz.
* Peki sizi neden sevdiklerini söylüyorlar?
- Bilmiyorum ki ben bir çözümleme yapayım. Åžaka bir yana benim bir dayım var. Åžu an yurtdışında yaşıyor. Çok büyük bir dolandırıcı, zaten en son beni dolandırdı. O ÅŸu an buraya gelip biraz zaman geçirsin. İnsanlar derler ki “Yahu bu adam yine gelsin, ne eÄŸlenceli adam” insanların kiÅŸilikleri deÄŸil yaptıkları iÅŸler kötüdür. Bir insan çok hoÅŸ sohbet ya da mülayim olabilir. Ama ne iÅŸ yaptığını bilmeyiz. Sonra yaptığı iÅŸi öÄŸrenince onu severiz ya da sevmeyiz. Bir bakarız yaptığı iÅŸ kötüdür. Muro da böyle biri iÅŸte.
Kötü rolde, hem korkuyor hem burnunun dikine gidiyor. Espiri yapıyor, ÅŸarkı söylüyor. Sokaktaki bir adam gibi. Belki de ondan seviyorlar. Tam bir çözümleme oldu. Sokaktaki adam gibi.
* Kötü ÅŸeyler yapan iyi bir adam mı yani?
- İçindeki insan sevgisi yüzünden kandırılmış bir adam.
* KonuÅŸma ÅŸekliniz tamamen senaristler tarafından mı oluÅŸturuldu. Nasıl çalıştınız. Ya da model aldığınız biri oldu mu?
- Paylaşım sitelerinden çok faydalandım. Ama model aldığım kiÅŸiyi söyleyemem.
* Tanıdığınız biri var mı peki böyle konuÅŸur böyle davranır diyebileceÄŸiniz. Ünlü olmayan ve polemiÄŸe yol açmayacak biri?
- Vardır mutlaka kaydettiğim birileri ama hemen şu an hatırlamıyorum.
* Peki ne olacak bu Muro’nun hali?
- Bilmiyorum gerçekten çünkü biz stoklu çalışan bir dizi deÄŸiliz. Bu akÅŸam ki bölümde (dün akÅŸam) yokum zaten haftaya ne olacağını senaryo önümüze gelince öÄŸreneceÄŸiz.
* O zaman baÅŸlığı ÅŸöyle atalım “Dün akÅŸam Muro’yu ekranda göremediniz ama Muro bugün Hurriyet İnternet’te”
- Bu durumda ödemeyi sizden mi alacağım?
* Uy baÅŸuma gelenler’ dizisinde canlandırdığınız Cemal karakteri ve son olarak Muro ile ilginç tipleri canlandırdınız. Acaba Türkiye yeni bir aykırı tip oyuncusu mu kazandı.
- Çok ÅŸükür benim ÅŸimdiye kadar oynadığım hiçbir karakter birbirine benzemedi. Ama ben öyle bir iddia ile ortaya çıkmadım. Ben sadece oyunculukla ortaya çıktım. Mesela “Zeynep’in sekiz günü”nde de öyle bir tip canladırıyorum. Karışık bir adamı oynuyorum. Saçları sarı kaşını çizdirmiÅŸ bambaÅŸka bir adam oldum. Çünkü bu önemli olan enstrümandan bambaÅŸka bir ÅŸey çıkarmak. Bu da benim enstrümanım. Dünyada 6 milyar insan var. Demek ki benim oynayabileceÄŸim 6 milyar rol var.
* Hayalinizdeki oynamak istediÄŸiniz bir rol var mı? Ya da bilinen bir karakter söz gelimi onu ben canlandırmak isterdim diyor musunuz?
- Var tabii ki. ÖrneÄŸin Shakespeare’in Titus Andronicus’unu ben oynamak isterdim.
* Daha popüler bir karakterden örnek vermek gerekirse?
- O zaman ÅŸöyle diyeyim. Oynadığım her rolü popüler yapmak isterim. Gerçi popüler demeyeyim ama oynadığım her ÅŸeyin en iyisi olmasını isterim. Scarface’yi kim oynamak istemez ya da Baba serisinden birinde kim oyanamak istemez. Ama tabii bu biraz da bizim coÄŸrafi ÅŸanssızlığımız. Ya da bundan 50 yıl sonra 50 yıl önceki tiyatro emekçileri gibi, Allah hepsinden razı olsun onların sayesinde bazı ÅŸeyleri bu kadar rahat yapabiliyoruz biz ÅŸimdi. Nejat usta at arabasıyla turne yapıyordu. Erol TaÅŸ bu ülkede taÅŸlanıyordu. Onların çabası sayesinde bugünlere geldik belki bizim sayemizde bu ülkeden de Hollywood yıldızları çıkabilecek. Ki o kadar deÄŸerli oyuncularımız var. Åžener Åžen var, Haluk Bilginer var ilk aklımaza gelenler.
* Haluk Bilginer İngiltere’nin en ünlü dizilerinden birinde Türk bir karakteri canlandırmıştı
- Ama iÅŸte o kötü, Bana Hollywood’da bana ya bir Türk’ü ya da Arap’ı oynatırlar. Oynatamazlar da zaten. Ama onların çalışma ÅŸekilleri çok farklı. ÖrneÄŸin Al Pacino’nun yapımcılığını kendisinin yaptığı Looking for Richard filmi var aynen oradaki ÅŸeyler yaÅŸanıyor. 6 ay önceden metinler geliyor. 6 ay kendini kampa sokuyor vücudunu o forma sokuyor. Birileri sürekli anlatıyor. Dönemin kıyafetleri böyleydi diyor. Fane Dunaway ile kavga ediyor. Olur böyle ÅŸey falan diyor. Tartışıyorlar. Biz de öyle deÄŸil ki, bizim oyuncularımızı öttürürler orada. Metin geliyor ertesi gün çekiliyor. Ama bizim yaÅŸamımız da öyle. Öyle yaşıyoruz. Hızlıyız ve çok pratik zekalıyız. Adamlar 3 yıl sonrasının tatil planını yapıyor, biz 5 yıl sonrasının ekonomik programını yapamıyoruz.
* Dizide en sevdiÄŸiniz karakter hangisi
- Muro
* Onun dışında?
- Bilmiyorum ki. Bir bütün olarak düÅŸünmek lazım. Her biri yapı taÅŸları. Åžunu daha çok seviyorum bunu daha çok seviyorum.
* Kimseyi kırmamak için mi böyle konuÅŸuyorsunuz
- Hayır öyle düÅŸünmüyorum. Biri olmazsa hepsi eksik olur bence. Oyuncu gibi düÅŸündüÄŸüm için öyle bir empati kuramıyorum ben. Ama ÅŸöyle bir gerçek var. Madem ki bu kadar seviliyor demek ki herkes iÅŸini iyi yapıyor.
Bu hikayede kim giderse gitsin bu hikaye devam eder. Burada baÅŸrol Kurtlar Vadisi bunun ayrımına iyi varmak lazım. Vadi olduÄŸu sürece Kurtlar devam eder. Her karakterin belli bir taşıyıcı özelliÄŸi var.
* Muro yerine baÅŸka bir karakter teklif edilseydi hangisini oynamak isterdiniz?
- Ben oynadığımı iyi yapmak isterim. Ne olduÄŸu önemli deÄŸil. En iyi oynamak istediÄŸim karakter Titus Andronicus’taki Titus onun dışında bir genelleme yapamam. ÖrneÄŸin ‘Uy baÅŸuma gelenler’deki Cemal. Hikaye önüme geldiÄŸi zaman köydeki sıradan karakterlerden biriydi. İşte o zaman bilmece ve oyun baÅŸlıyor. Ne yapabilirim de bu rolü benim kendi bedenim dışında baÅŸka bir adam haline getirebilirim. Bu yüzden ne gelirse en iyi ÅŸekilde oynayabilirimi düÅŸünürüm.
Kendi hikayelerimiz var. Üç arkadaÅŸ Artniyet diye bir ÅŸirket kurduk. İnÅŸallah 2009’da seyirci ile buluÅŸacak.
* Hangi sahneyi oynarken daha çok keyif aldınız?
- Saklambaç oynarken de keyif alıyorum, Kurtlar Vadisi’nde oynarken de keyif alıyorum. Benim için böyle bir ayrım yok. Ama birinde oynadığım için bana para veriyorlar.
* Televizyonla aranız nasıl?
- Åžirketi kurduktan sonra çok izleyememeye baÅŸladım. Ama onun dışında belgesel izlerken uyuyakalmayı seviyorum. Onun karşısında yatarken göçmen kuÅŸlar, mevsimler falan derken uykuya dalmak rahatlatıcı oluyor. İliÅŸkiyi doÄŸru kurarsak televizyon ile güzel ama ona bağımlı bir hayat yaÅŸamak yanlış.
* Dizi olarak ne izliyorsunuz?
- Kendi yaptığım iÅŸleri izliyorum. Denk geldiÄŸi zaman bu CSI serisi var onları izliyorum. ArkadaÅŸlarımın oynadığı diziler var. Ahmet (SaraçoÄŸlu) Yaprak Dökümü’nde oynuyor mesela. Özel bir tercihim yok aslında. Bu akÅŸam Yaprak Dökümü var diye program yapmıyorum hiçbir zaman. Ama bir dönem ısrarla Tuncay Özkan’la Cüneyt Arcayürek’in programını takip ediyordum.
* Dizileri ya da filmleri izlerken seyirciler gibi kendinizi kaptırabiliyor musunuz yoksa aklınız hep işin teknik tarafında mı kalıyor?
- Hep o gözle bakıyorum diyemem ama genellikle öyle oluyor. Sinemaya gittiÄŸim zaman böyle olmuyor. ÖrneÄŸin; Sean Penn’in oynadığı “I am Sam” filminde salya sümük aÄŸlamıştım.
* Sean Penn gibi muhalif bir adam sizce Türkiye’de yaÅŸayabilir mi?
- Daha zor bir ülkede yaşıyor aslında. Ama bir taraftanda muhalif olma özgürlükleri var. Bu hakları ellerinden alınamıyor hiçbir zaman.
* Şu sıralar en beğendiğiniz dizi hangisi?
- Buna inandırmak çok zor ama son 2,5 aydır anneme gittiÄŸimde televizyon izleyebiliyorum.
* Peki annenizin Muro’yla arası nasıl?
- Çok seviyor. Beni Muro olarak çağırıyor, “Aa Murom gelmiÅŸ” diyor. “Anne bari sen yapma” diyorum bende.
* Uy BaÅŸuma Gelenler dizisinde oynarken de Cemal diye çağırmış mıydı?
- Hayır çağırmamıştı. Ama ÅŸunu söyleyebilirim, her zaman en büyük hayranım annemdir.
* Son dönemde en çok beÄŸendiÄŸiniz film hangisi?
- Cengizhan’ı çok beÄŸendim.
* En çok hangi karakteri beÄŸendiniz?
- Cengizhan’ın küçüklüÄŸünü canlandıran çocuÄŸa bayıldım, müthiÅŸ oynamış. Genel olarak çok güzel bir filmdi. Cengizhan’ı hiç o kadar naif bir adam olarak kafamda canlandırmamıştım.
* TeÅŸekkürler
- Ben teÅŸekkür ederim
İŞTE MURO’NUN TEKERLEME HALİNE GELEN KONUÅžMALARI:
ÇÖZÜMLEME YAPAYIM
Çetin: Bir duyum aldım
Muro: Nedir..
Çetin: Ahu Toros İstanbul’a gelmiÅŸ.
Muro: Nereden duydun lan
Çetin: BaÅŸkan bizim de kendi çapımızda istihbarat ağımız var.
Muro: Beni manipule etme Çetin. Alemdar Polat’ın üstüne sürme beni.
Çetin: Takdir senin baÅŸkan.
Muro: Ben bu konuyu bir çözümleme yapayım.
İÇİMDEKİ İNSAN SEVGİSİ
Muro: Lanet olsun içimdeki bu insan sevgisine…
DÜZENİN ÇARKLARI
Muro: Emperyalist eÄŸitimin sonucunda, bilinçsiz ÅŸekilde yetiÅŸtirilmiÅŸ, kendini çözememiÅŸ ve kapitalist düzenin çarkının diÅŸleri arasında sıkışmış bir zavallı…
DEVRİM PARA İLE OLUR
Muro: Maalesef en kutsal devrim, ilkelerle, prensiplerle deÄŸil; para ile gerçekleÅŸtirilebiliyor.
BURJUVA DONU
Muro: Bu don ne böyle; masmavi, bundan sonra kimse burjuva donu giymeyecek.
SOSYAL HAYVAN
Muro: Sen gereksiz yere düÅŸünen sosyal bir hayvansın Çeto.
PROFESYONEL DEVRİMCİ
Muro: Burada Lenin’i saygı ve hayranlıkla anmak durumundayım. Ne diyordu büyük lider; Devrimi halk yığınları deÄŸil ancak ve ancak profesyonel devrimciler gerçekleÅŸtirecektir. Yani sen deÄŸil Çeto, ben.
KÜÇÜK BURJUVA ZAAFLARI
Muro: Efendim devrimci ahlaktan yoksun, küçük burjuva zaafları olan satılmış hainlerin çıkardığı dedikodulardan son derece rahatsızım
DEVRİMCİ DEVRELERİM YANDI
Muro: Çetin bu olayı çöz bakalım
Çetin: Valla baÅŸkanım apıştım kaldım
Muro: İnanmayacaksın ama benim de devrimci devrelerim yandı
Muro: Çetin kozmozda tesadüf diye birÅŸey de vardır
Çetin: kozmoz derken baÅŸkanım?
Muro: Kainat lan cahil. Nalet olsun kozmoza
BURJUVA ESPRİSİ
Muro: Sırf bir inat uÄŸruna saatlerimizi yedin. bizi burada aÄŸaç ettin. Sivilce bastı her tarafımı. Sen biliyor musun benim saatim ne kadar deÄŸerli!
Bulut: Markası ne gülüm? Söyle, alalım.
Muro: Ha ha ha ha! İşte tipik bir burjuva esprisiyle karşı karşıyayız Çeto
İDEOLOJİK ÇATIÅžMA
Bulut: Bu kadar stres yapma gülüm; erken ölürsün.
Muro: Stres benim deÄŸil mi kardeÅŸim? İstediÄŸim zaman ölürüm. Sana ne çetin, çabuk taşıyın ÅŸu bidonları. İdeolojik bi çatışma içine girmek istemiyorum.
Röportaj: KürÅŸat Özmen
www.hurriyet.com.tr
İlgili Haberler
Ahkam Kesin